Google

Belediye geri adım attı; İkili Sistem “Kademeli SistemR

  • 6/3/2008

Vatandaşların, halk otobüsü esnafının ve üniversite öğrencilerinin memnuniyetini sağlayamayan “İkili Sistem” Kütahya Belediye Meclisinin geçtiğimiz Salı gecesi yaptığı toplantısında tarih oldu.

 Şehri ikiye bölerek sivil yol ücretinin 65 YKr'a indirilmesine dayanan ve otogarda bulunan transfer istasyonundan otobüsün tekrar geldiği noktaya dönmesine dayanan İkili Sistem, kimseyi memnun etmeyince yerini kademeli sisteme bıraktı. Belediye Başkanı Mustafa İça'nın “Geriye dönüş yok” ısrarına rağmen şikâyetlere daha fazla dayanamayan Belediye Meclisi kademeli sisteme geçiş onayı verdi.

 Konuya ilişkin gazetemize bilgiler veren Belediye Başkan Yardımcısı Nejat Özturan, otobüs güzergâhlarında bir hafta on gün içinde gerekli düzenlemelerin yapılarak kademeli sisteme geçileceğini ifade etti. Özturan, bu sistemin fiyatta kademe getirdiğini söyleyerek, Zafertepe veya Yenidoğan semtlerinden, karşıdan da Çelebi istikametinden binen bir sivilin vazoya kadar 75 YKr ödeyeceğini kaydetti. Özturan, yolcunun Çelebi veya Zafertepe istikametine devam etmesi halinde ise, eski sistemde olduğu gibi 1,20 YTL ödeyeceğini belirtti. Bu sistemin daha evvel halk otobüsü esnafına teklif edildiğini ancak kabul edilmediğini söyleyen Özturan, şimdi esnafın kendilerine gelerek bu teklifi yaptığının altını çizdi. Özturan, vatandaşlardan gelen “Yenidoğan'dan biniyoruz eski SSK hastanesine iki otobüsle gidip çift yol parası veriyoruz” şikâyetlerine de kademeli sistemin çözüm getirdiğini vurgulayarak, halkın da sesine kulak verip bu sisteme geçmeyi uygun bulduklarını ifade etti.

 Eski sistemle hemen hemen aynı olacak kademeli sisteme geçiş hakkında gazetemize değerlendirmelerde bulunan Özel Halk Otobüsleri Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi Başkanı Basri Kamalı da, Belediye Encümeninin onay vermesiyle yeni sisteme başlayacaklarını kaydetti. Ring sisteminden dönülmesi için yaptıkları başvuruların dikkate alınarak kademeli sisteme geçilmesinden dolayı memnun olduklarını ifade eden Kamalı, “İkili sistemde para kazanamıyorduk. Otobüse indi bindi kalmamıştı. Kimsenin memnun olmadığı bu sistemden dönülmesi herkes adına iyi olmuştur. Benim, vatandaşlarımızdan ricam, otobüslere bindiklerinde lütfen gideceği yeri söylesinler. Yani mesafeye göre ücret alınacağı için gidecekleri yeri şoföre bildirmeleri gerekmektedir. Kademeli sistemin herkese hayırlı olmasını diliyorum” şeklinde konuştu.

 Kademeli sistemde, sivil ücretin kısa mesafede 75 YKr, uzun mesafede 1,20 YTL, üniversite öğrencilerinde 65 YKr -1,00 YTL, ilköğretim öğrencilerinde ise kısa mesafede 50 YKr, uzun mesafede 90 YKr olarak uygulanacağı bildirildi. Ayrıca, Kredi Yurtlar Kurumundan DPÜ Merkez Kampusuna gidecek ekspres hat için de öğrencilerin 1,00  YTL ödeyeceği bildirildi. 

KAYNAK:Tellal Haber

KÜTAHYA

  • 15/3/2007

KÜTAHYA ARKEOLOJİ MÜZESİ
ADRES: Börekçiler M. Ulu Cami yanı.KÜTAHYA
TEL: 0 274 223 69 90

Kütahya Arkeoloji Müzesi Ulu Camii yanında Vacidiye Medresesi olarak bilinen yapıdadır. Medrese 1314 yılında Germiyan Beyliğinden Umur bin Savcı tarafından Alaşehir Cizyesiyle yaptırılmıştır. Abdülvacid adında ünlü bir hoca uzun yıllar burada müderrislik yaptığından dolayı buraya Vacidiye Medresesi denilmiştir. Medrese 1965 yılında müze olarak açılmıştır.
Medrese, kesme taştan inşa edilmiştir. Giriş portali Selçuklu mimarisinin özelliklerini gösterir. Kubbeli ana mekana açılan 9 oda ve bir eyvanı olan müzede sırasıyla; Geç Miyosen, Neolitik, Kalkeolitik, Eski Tunç, Hitit, Frig, Roma, Bizans, Selçuklu, Germiyan ve Osmanlı Dönemleri'ne ait eserler sergilenmektedir.
Kütahya Arkeoloji Müzesinin en değerli eserlerinden birisi Amazonlar lahdidir. Aizanoi antik kentinde bulunan lahit dünyadaki yirmi örneğinin en sağlamıdır. Lahitte yüksek kabartma tekniğiyle Amazonlara ait arasındaki bir savaş betimlenmektedir. Lahit “Kladiuslardan Seberino ile Berenike’ye aittir.”
Girişteki ana mekan vitrinlerinde: Aslanapa-Bayat Köyünde bulunan Geç Miyosen Dönem'e ait 20 milyon yıllık fosil örnekleri, Kalkeolitik (3000-5000), Tunç (1200-3000), Hitit (1800-1200), Frig (750-300) dönemlerine ait pişmiş kap-kacak, madeni süs eşyaları, silahlar ve çocuk oyuncakları sergilenmektedir. Sağdaki oda da; Roma ve Bizans Dönemlerine ait kap, kacak, metal ve cam buluntular, Eyvan’da; Bizans Dönemleri'ne ait heykeller, sunaklar, mezar stelleri ve büstler, soldaki oda da; M.Ö. 3000’den 400’lere kadar kesintisiz yaşam izlerinin bulunduğu Seyitömer Höyüğü kazısından elde edilen tarihi malzemeler, ana mekanın solunda; antik çağdan, günümüze kadar çeşitli dönemlere ait sikkeler, kaymeler ve madalyalar sergilenmektedir.
Müze binasının restorasyonu ve yeni teşhir düzenlemesi yapılarak 5 Mart 1999 tarihinde yeniden ziyarete açılmıştır.

ÇİNİ MÜZESİ(II. Yakup Çelebi İmaret Külliyesi)
ADRES: Börekçiler M. Ulu Cami yanı.KÜTAHYA
TEL: 0 274 224 07 85

Germiyan Beyi II.Yakub (1387-1429) Külliyesi’nin imaret bölümü olan bu yapı 1411/1412 yıllarında yapılmıştır. Gök Şadırvan olarak da tanınan yapı Germiyan Beyliğinin idari binası olarak da hizmet vermiştir. 19 ‘dan l9 ‘ya kadar Vahit Paşa Kütüphanesi’ne ev sahipliği yapan bina, Kültür Bakanlığınca restore edilerek, Çini Müzesi olarak 5 Mart 1999 tarihinde ziyarete açılmıştır.
Kesme taştan yapılmış olan yapının giriş revakının solun da 39 satırlık Taş Vakfiye nin günümüzde ancak 30 satırı okunabilmektedir. Kubbeli ve şadırvanlı orta mekana, üç yönde kubbeli eyvan ile iki oda açılmaktadır. Türbe bölümünde II. Yakup Bey’in çinili sandukası bulunmaktadır.
Müze içinde yer alan vitrinlerde 14.yüzyıldan başlayarak, günümüzde yapılan örnek- lere kadar olan çini eserler yer almaktadır. Sağdaki oda da; 14. yüzyıldan 18. yüzyıla kadar olan döneme ait çiniler, 16. yüzyıl İznik çini ve karoları, tavan süslemeleri, seramik mimari süsleme elemanları, Eski Hükümet Konağı Kitabesi (H.1325/M.1909) ile 19. ve 20. yüzyıl
Kütahya çinileri bulunmaktadır. Sağ eyvanda; porselen asıllı eserler, İstanbul İslam Eserleri
Müzesi’nden gelen çiniler ve Kütahya’nın en eski çinicilerinden Azim Çini’nin sahip Mehmet ÇİNİ’ye ait oğlu Rıfat ÇİNİ tarafından hediye edilmiş koleksiyon, karşı eyvanda yine Azim
Çini’nin sahibi Mehmet ÇİNİ Kolleksiyonu’nun devamı, sol eyvanda; Konya Müzelerinden gelen eserler, ödüllü çiniler, II.Yakup’un Sandukası ve günümüz eserleri, sol oda da; İstanbul Türk İslam Eserleri Müzesi’nden gelen eserler, ödüllü çini tabaklar, 20. yüzyılın ilk yarısına ait Çeşme Kitabesi ve tavan süslemeleri sergilenmektedir
.

KOSSUTH EVİ MÜZESİ
ADRES: Börekçiler M. Macar S. KÜTAHYA
TEL: 0 274 223 62 14

Macar Sokak’ta bulunan 18.Yüzyıl Kütahya evidir. 1850-1851 yıllarında Macar Milli Kahramanı Lajos Kossuth ve ailesi bu evde yaşamışlardır.
1802-1894 yılları arasında yaşamış olan Kossuth Macaristan bağımsızlık hareketi Avusturya ve Rusya tarafından bastırılınca Osmanlı İmparatorluğu’na sığınmıştır.1850 yılında Kütahya’ya yerleştirilen Kossuth bu evde şimdiki Macaristan Anayasası’nın taslağını hazırla-mıştır. Bu sürede bir de Türkçe dil bilgisi kitabı hazırlayan Kossuht diğer mültecilerle 1851 yılında Kütahya’dan ayrılmışlardır. Kossuth önce Avrupa’ya daha sonra Amerika’ya gitmiş ve 1894 yılında Torino’da ölmüştür.
Macar Milli Kahramanı Lajos Kossuth ve yakınlarının yaklaşık iki yıl yaşadığı bahçe içindeki iki katlı ve 7 odalı olan ahşap ev, Kültür Bakanlığınca restore edilerek Lajos KOSSUTH anısına müze olarak 19 Eylül 1982 tarihinde ziyarete açılmıştır. Müzede, Macar- tan’dan gönderilen Lajos KOSSUTH’a ait eşyalar ile klasik Türk Evine özgü etnografik eş- yalar sergilenmektedir. Halk arasında Macarevi olarakta anılan binanın bahçesindeki Kossuth heykeli 1997 yılında açılmıştır.
Evin giriş katında; kiler ve ambar amaçlı kullanılan kısımlar, birinci katta; selamlık, yemek odası, Türk yatak odası, Kossuth’un çalışma odası, ikinci katta; Anı Odası, aile odası ve baş oda bulunmaktadır.
Evin ön cephesindeki Zsölnay çeşmesi Kütahya’nın kardeş kenti olan Macaristan’ın Pecs Kentinden hediye olarak gönderilmiştir.

Ören Yerleri
AIZANOI ANTİK KENTİ
Aizanoi antik kenti, Penkalas ırmağının iki yakasına kurulmuştur. Kentin ismi Su Perisi Erato ile efsanevi kral Arkas’ın birleşmesinden ortaya çıkan Azan i-simli mitoloji kahramanından kaynaklanmaktadır. Aizanoi antik kenti Frigya’ya bağlı yaşayan Aizanitislerin ana yerleşmeleriydi.
Kent alanı M.Ö.3000 yıllarından itibaren yerleşmeye sahne olmuştur.
Bergama Krallığı ile Bitinya arasında el değiştirmiştir.
M.Ö. 133’de Roma egemenliğine girmiştir.
Erken Bizans döneminde Piskoposluk merkezi olan Aizanoi 7.yy.da önemini yitirmiştir.
Ortaçağ’da (13.yy) Çavdar Tatarları’nın üssü olan kent daha sonraları Çavdarhisar ismini almıştır.

MOZAİKLİ HAMAM
M.S. 3.yüzyılın 2.yarısında önceden var olan büyük kireçtaşı bloklardan oluşan bir bina içine, ikinci büyük bir hamam inşa edilmiştir. Mozaikli Hamam denilen, bu binanın orta kısmında Satry ve Menad betimli kaliteli bir mozaik ta-ban vardır. M.S. 4.veya 5. yüzyıldan sonra bu hamamın ana mekanı düzenlenmiş ve Erken Bizans Dönemi piskoposluk merkezi olarak kullanılmıştır.

BORSA(Macellum/Yuvarlak Yapı)
Dünyanın ilk borsası Aizanoi antik kentindedir. M.S. 2.yüzyılın 2.yarısın-da tahıl pazarı olarak kullanılmış olan yapıya Macellum denilmektedir. 1971 yı-lında kazısı yapılan borsa binasının kısmen onarılan duvarlarında M.S. 4.yüzyı-lın başlarında İmparator Diocletian’ın 301 yılında enflasyonla mücadele için yaptığı ücret tespitlerinin bir kopyası vardır. Bu yazıtta imparatorluk pazarların-da satılan tüm malların fiyatları yer almaktadır. Örneğin; kuvvetli bir köle iki eşeğin fiyatına, bir at ise üç köle fiyatına eşitti.

ZEUS TAPINAĞI
Tapınağın yapımına M.S. 2.yüzyıl’da başlanmıştır. Tapınak geniş arazinin kiraya verilmesi ile elde edilecek paralardan yaptırılacaktı. Fakat bu paralar an-cak İmparator Hadrian’ın emriyle toplanabildi. Bununla ilgili yapılan yazışmalar o kadar önemliydi ki tapınak duvarlarına yerleştirildi. Bu yazıtlarda Aizanoi için çok önemli olan Apuleius Eurykles’ten de bahsedilmektedir.
Tapınak, Pseudodipteras planlı bir yapıdır.
Peristasis’te kısa yanların her birinde 8’er, uzun yanların her birinde 15’er İon sütunu yer alır.
İç mekan Pronaus, Cella ve Opisthodomos’dan meydana gelir.
53x35 m. ölçülerinde bir podyumun üzerinde yer alan tapınağın altında to-nozlarla örtülü bir salon yer almaktadır ki bu plan Anadolu’da Roma mimarı sanatında pek alışılmamış bir uygulamadır. Ve benzerine rastlanılmamıştır.
Tapınağın kuzeybatı alınlığının orta Akroter’inde bir kadın büstünün bulunması, tapınağın yalnız Zeus’a değil Ana Tanrıça Kybele’ye de adanmış olabileceğini düşündürmektedir. Fakat yapılan araştırmalarda bunun müm-kün olmadığı ortaya çıkmıştır.
Tapınağın altındaki tonozlu salon muhtemelen kehanet yeri veya tapınağa ait depo olarak işlev görmüştür.

STADİON & TİYATRO
Aizanoi’deki Stadion & Tiyatro kombinasyonunun benzeri yoktur. Yapımı M.S.1yüzyılda başlanmış ve aralıklarla 3.yüzyıla kadar sürmüştür.
Stadion’un oturma grupları hafif çokgen biçimli olduğu için yapı orta kı-sımda genişlemektedir. Genişleyen kısmın batı tarafında bir kapı yapısı mevcut-tur. Bu yapının üzerine daha sonra yerleştirilmiş, iki oturma taşı bulunmuştur. Daha sonraki bir dönemde bu kapı iptal edilerek oturma basmaklarıyla örtül-müştür. Stadion ile tiyatroyu ayıran duvarın stadion cephesi mermerlrle kaplıymış. Bu cephe duvarının alçak kaisesi Dor düzenindedir. Pencereli ilk kat üzerinde büyük kemer açıklıklı yüksek Attika katı gelmektedir.
Tiyatronun sahne kısmı zengin mermer bezemelerle kaplıydı. Bu beze-meler depremler sonucu oturma basamaklarının ortasına yıkılmışlardır. Yapı önce katlı yapılmıştır. Daha sonra Stadion genişletilirken, tiyatroya da ikince kat ilave edilmiştir. Tiyatronun düşmüş mermer parçaları arasında av sahnesi betim-li kaliteli friz parçaları dikkat çekicidir.

KÖPRÜLER & GENÇ ANTİK SÜTUNLU CADDE
Aizanoi, antik çağda Penkalas denilen Koca Çayın iki yakasına yayılmış-tır. Antik çağda iki yakayı birbirine bağlayan 5 köprü mevcuttu. Bunlardan birisi yayalar için yapılmış olan ahşap bir köprü, diğer dördü ise kemerli taş köprüler-dir. Günümüze bunlardan yalnızca iki tanesi ulaşmıştır. Her iki köprü de 5’er kemerli olup günümüzde de kullanılmaktadır. Halen bütün trafik yükünü çeken 5 kemerli ana köprü korkuluğunun bir kaidesi üzerindeki yazıttan, köprünün M.S. 157 yılının Eylül ayında açıldığı anlaşılmaktadır. Köprü Apuleius Eurykles tarafından yaptırılmıştır. Eurykles İmparator Hadrian tarafından kurulan ve Panhellenion denilen Kelen Birliğinde M.S. 153-157 yıları arasında Aizanoi’u Atina’da temsil etmiştir.
Tüm antik kentlerde olduğu gibi Aizanoi’de de törensel bir yol mevcuttur. 450 m. uzunluğundadır.

Camiler

Çinili Cami: 1973 Yılı yapımı olan Çinili Cami Orta Asya Türk Mimarisi örnek alınarak inşa edilmiştir. Sekizgen, iki katlı ve tek kubbeli olan yapının içi kalem işi süslemelerle dışı ise mavi Kütahya Çinileri ile süslenmiştir.

Ulu Cami: Kütahya'nın en güzel ve en büyük camisi olan yapı Yıldırım Beyazıt zamanında (1381 -1384) yapılmaya başlanmıştır. Fatih Sultan Mehmet zamanında 1401'de tamamlanmıştır. Kanunu Sultan Süleyman'ın Rodos seferi sırasında Mimar Sinan tarafından tamir edilmiştir. Caminin içindeki 4 sütunlu müezzin mahfeli ve mihrabın sağındaki Kabe tasvirli pano görülmeye değerdir.

Dönenler Camii: XIV. yüzyıl yapısıdır. Mevlana'nın torunu olan Ergun Celebi'nin kuruculuğunu yaptığı Kütahya'nın ilk Mevlevihanesidir. Erken dönem Mevlevihanelerinin ilklerinden olan yapı, yapıldığı dönemde daha geniş bir alanı kaplamaktadır. Günümüze cami olarak kullanılan semahane ve derviş hücreleri ulaşabilmiştir. Yapı iki kez tamirat görmüş ve 1956 yılında restore edilerek cami olarak açılmıştır.

Bedestenler: Gedik Ahmet Paşa Vakfı olarak XV. yüzyılın ikinci yarısında yaptırılan bedestenler iki tanedir. Büyük Bedesten dört kapılıdır. Yapının içinde ortada bir şadırvan ve on yedi dükkan vardır. Halen sebze bedesteni olarak kullanılmaktadır. Küçük Bedesten; iki kapılı olup duvarları tuğla ve saç örgüden yapılmıştır. Eskiden ağır elbiselerin ve elmas işlemeciliğinin yapıldığı yapı günümüzde bat pazarı olarak kullanılmaktadır.

Kaleler
Kütahya Kalesi: Antik çağlardan günümüze kadar yerleşimin olduğu Hisar Tepesindedir. 70 burca sahip olan Kütahya Kalesi üç bölümden oluşur. Bunlar Kale-i Bala, Kale-i Sagir ve dış surlardır. Roma, Bizans, Selçuklu, Germiyan ve Osmanlı izleri görülen kalede herhangi bir dönem ait kitabe yoktur. Kalede bilinen son inşaat Fatih Sultan Mehmet zamanında yapılmıştır (1451-1481). Kale'de iki çeşme, iki mescidi vardır.

Termal Turizm

Ilıca Harlek Kaplıcaları: Altyapısı ve çevre düzenlemesi tamam olan Ilıca Harlek Kaplıcaları "Termal Turizm Merkezi"dir. Kaplıca suları 25ºC / 43ºC sıcaklıkta olup oligometalik sular grubuna girer.

Yoncalı Kaplıcaları: Kütahya'nın batısında yer alan Yoncalı kaplıcaları merkeze 16 km. uzaklıktadır. Kaplıca suları 42ºC'dir sıcaklıkta olup bikarbonatlı sular grubuna girer.

Gediz Ilıcasu Kaplıcaları: Kütahya'nın güneyinde Gediz'e 18 km. uzaklıktadır. Kaplıca suları 65ºC / 98ºC sıcaklıkta olup hipotonik sular grubuna girer.

Simav Eynal Kaplıcaları:
Kütahya'nın güney batısında Simav'a 4 km. uzaklıktadır. Kaplıca suları 70ºC'dir /90ºC'dir. Kalsiyum, sodyum, bikarbonat ve sülfat içeren kaplıca suları romatizma, nevralji, cilt ve deri hastalıkları ve böbrek taşlarının dökülmesine, siyatik, kireçlenme, kadın hastalıkları ve sedef hastalığına iyi gelmektedir.

Emet Yeşil ve Kaynarca Kaplıcaları:
Kütahya'nın batısında bulunan kaplıcalar Emet ilçe merkezindedir." Kaplıca suları 43ºC / 56ºC'dir olup, hipotonik sular grubuna girer.

Tavşanlı Göbel Kaplıcaları:
Kütahya'nın batısında Tavşanlı'ya 7 km. uzaklıktadır. Kaplıca sularının sıcaklığı 32ºC olup romatizma, siyatik, cilt hastalıkları ve yaraların tedavisine iyi gelmektedir. 5lºC sıcaklıktaki kaplıca suları içme uygulamaları ile mide, bağırsak sistemi, karaciğer ve safra kesesi rahatsızlıklarına iyi gelmektedir.
Geleneksel Kütahya Evleri
Germiyan Sokak: Merkez Pirler mahallesinde 18. yüzyıl Kütahya Evlerinin topluca korunduğu Germiyan Sokak, Kütahya'daki tarihi kent dokusunun en güzel örneğidir. Germiyan Sokaktaki Kütahya Evleri iki veya üç katlı ahşap evlerdir. Payandalarla desteklenmiş çıkmaları, çiftli koca kapıları, kafesli pencereleri ile ahşap Anadolu mimarisinin güzel örneklerini oluşturur. Kütahya kentsel yerleşim alanının çekirdeği olan bu evlerin dış cepheleri mimari mirasın korunması projesi çerçevesinde restore edilmiştir.

Eski Hükümet Konağı : 1998 yılında restore edilen, yapımına 1908 yılında Fuat Paşa zamanında başlanan ve 1911 yılında tamamlanan Eski Hükümet Konağı, son dönem sivil Osmanlı mimarisinin en güzel örneklerinden birisidir. Vali odasının bacaları ortaya ay yıldız gelecek şekilde çini kaplıdır. Bina içinde tamamen çini kaplı bir mescit de yer almakta olup, bugün Adliye Sarayı olarak kullanılmaktadır.

Mesire Yerleri
Çamlıca : Kütahya'nın batısında, şehir merkezine 5 km. uzaklıktaki Çamlıca orman içi dinlenme yeri olarak düzenlenmiştir. Çam ağaçları, soğuk suları temiz havası ve insanı rahatlatan manzarası ile geniş bir mesire yeridir.

Enne Barajı:
Kütahya'nın batısında şehir merkezine l8 km. uzaklıktadır. Seyitömer Termik Santralının su ihtiyacını karşılamak için yapılan baraj zamanla olta balıkçılığının da yapıldığı güzel bir mesire yeri haline gelmiştir.

Porsuk Barajı:
Kütahya'nın kuzeydoğusunda şehir merkezine 20 km. uzaklıktadır. Porsuk Çayının taşkınlarından çevreyi korumak amacıyla yapılmış olan baraj son yıllarda balıkçılığın yanı sıra, önemli bir piknik yeri haline gelmiştir.

Kuruçay Göleti:
Tavşanlı'nın güneyinde, ilçeye 7 km. uzaklıktadır. Sulama amaçlı yapılmış olan gölet, asıl işlevinin yanı sıra temiz çevresi ile önemli bir piknik yeridir.

Muratdağı:
Kütahya'nın güneyindeki Muratdağı, Gediz'e 30 km. uzaklıktadır. 23l2 m. yükseklikteki Muratdağı Kütahya'nın olduğu gibi İç Ege'nin de en yüksek dağıdır. Kestane, meşe ve çam ormanlarından oluşan zengin bir bitki kuşağına sahip olan Muratdağı temiz havası, soğuk suları ve özellikle zengin termal kaynaklarıyla çok önemli bir merkezdir. Muratdağı yayla turizmi için uygun bir merkezdir.

Domaniç Ormanları:
Kütahya'nın kuzeyindeki Domaniç Ormanları ilçenin çevresinde çok geniş bir alana yayılmış durumdadır. Çok zengin bir bitki örtüsüne sahip olan Domaniç Ormanlarında pek çok endemik tür ve anıtsal değerde birçok ağaç bulunmaktadır.

Gölcük Yaylası:
Kütahya'nın güneybatısındaki Gölcük Yaylası Simav'a 10 km. uzaklıktadır. Çam ormanları arasındaki yayla her türlü altyapıya sahip olup, 1450 m yükseklikte harika bir piknik yeri olarak hizmet vermektedir.

Anasultan:
Kütahya'nın doğusunda, şehir merkezine 24 km. uzaklıktadır. Çevre düzenlemesi Milli Parklar Başmühendisliği tarafından yapılmıştır.

Hıdırlık:
Kütahya merkezdeki en önemli mesire yerlerinden birisidir.
Tabiat Anıtları
1000 Yıllık Kestane Ağacı : Kütahya'nın 7 km. güneyinde bulunan Kumarı Köyü Boyacılar mevkiinde bulunan 3 adet kestane ağacı oldukça ilginç bir gelişim göstermişlerdir. Halen meyve vermekte olan bu ağaçtan özellikle bir tanesi 8 m. bulan çevresi ve 20 m. yaklaşan yüksekliği ile 1000 yıllık bir anıt ağaçtır. Her üç ağaçta koruma altındadır.

Mızık Çamı: Domaniç'in Domur Köyü'ndedir. Osmanlı İmparatorluğunun kurucusu Osman Gazi ve Orhan Gazi'nin bebeklik beşiklerinin kurulduğu bu çam koruma altına alınmıştır. Zaman içinde yıkılan bu tarihi ve anıtsal çam ağacı özel bir kaide üzerine alınarak ziyarete açılmıştır.
Kuş Gözlemciliği
Toy Kuşları: Anadolu'nun en büyük kuşları olan Toy Kuşları dünyada yalnızca Kütahya'ya uzaklıktaki Kuyucak, Nuhören ve Pusan köyleri arasında kalan alanda üremektedirler. Koruma altında olan Toylar her geçen yıl biraz daha çoğalmaktadır.

KAYNAK: http://www.egev.org

KÜTAHYAM

  • 13/3/2007

Eeeeeeey daglara gurban oldumun memleketi...
özledim seni gali...
babannemin inleyisi..dedemin seslenisi...
ebemin ölmesi...eritti bitirdi bizi.....
o kaplica sularin sifali...
babannemin tuttu romatizmasi...bizde tuttuk kaplica yollarini...
vardik baktik suya...su fokurduyor kaynaya kaynaya...
düsündük girsekmi girmesekmi...?!babannem bagirdi ´´yetti galiiiii´´...
hemen suya attik babannemi...babannem bir ´´oh´´ cektikiiii...
hic kalmadi romatizmanin ´´r´´ si...
ciktik döndük eve...firindan aldik kiymali sicak pide...
pide geziyordu elden ele....doyamadik biz o tada...
allah nasip ede tekrar tada...
hic benzemedi bu Kütahya´caya...e napalim gali biz su an avrupada...
ama unutmadik yöremizi töremizi...belki unuttuk dilimizi...
asla unutmayiz özümüzü...veriyoruz su an sözümüzü...
her an özlüyoruz memleketimizi...gali noktaliyoruz siirimizi ...... .

 

Gönderen: Kübra&Esra (Duisburg)

KÜTAHYAM

  • 11/3/2007

   Yerleşim tarihi itibariyle 7 bin yıllık bir geçmişe sahip olan Kütahya İli, topraklarında barındırdığı uygarlıklara ait çok zengin bir kültürel mirasın da sahibidir.Sanat değeri yüksek kaliteli seramikleriyle ünlü Hititlerin, barışçı bir toplum oldukları, müzisyen ve sanatçıları korudukları bilinen Friglerin, heykeltraşlıklarıyla ünlü Roma ve Bizanslıların, anıtsal mimaride ileri gitmiş, edibi, şairi, mutasavvıfı bol Selçuklu, Germiyanlı ve Osmanlıların birikimini yansıtan Kütahya, tarihinin her devresinde önemli bir ilim ve kültür merkezi olagelmiştir.Antik kaynakların, masalcı Ezop''un doğum yeri olarak gösterdiği Kütahya, Germiyanoğulları Devletinin başkenti, Anadolu Beylerbeyliğinin merkezi ve şehzadelerin valilik yaptığı kent olarak Osmanlı tahtının staj yerlerinden biridir.Ünlü gezgin ve edebiyatçı Evliya Çelebi''nin de memleketi olan Kütahya, Osmanlı sarayına gelin verdiği Devlet Hatun''un sürekli himayesini görmüş, Kütahya''dan yetişen çok sayıda bilim adamı ve sanatkar şehzadelere öğretmenlik yapmıştır. Bu durum, saray kültürünün Kütahya''da da yaşanmasını sağlamıştır.



eXTReMe Tracker
hosting linkcenneti.com Türkçe Arama Motoru, Site, Altyazı, Email Arama Motoru ve Portalı arama Görevimiz sizi doğru adrese ulaştırmak.